Prof. Dr. Ali Çayköylü: MADDE BAĞIMLILIĞI SİNSİCE GENÇLERİMİZİ ZEHİRLİYOR

Prof. Dr. Ali Çayköylü: MADDE BAĞIMLILIĞI SİNSİCE GENÇLERİMİZİ ZEHİRLİYOR

* İskilip Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen “Uyuşturucu ile Mücadelede Bilim” konulu sempozyumda her türlü kötü alışkanlıklar ve özellikle de uyuşturucu ile mücadele konusu bilim adamları ve konunun uzmanları tarafından değerlendirilmeye alındı. * Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı ve Ankara Meclisi Sağlık Bilimleri Kurulu Başkanı Prof.Dr. Ali Çayköylü, “ Ülkemiz insanı görünür tehlike ve tehdit ile uğraşmakta marifetli olmasına rağmen daha sinsi tehdit ve tehlikeleri karşılamaktadır “ dedi.

    Çorum İskilip ilçesinde yapılan “ Uyuşturucu ile Mücadelede Bilim Sempozyumu “ Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Daire Başkanlığı katılımıyla yapıldı.

Sempozyum Başkanlığını Adli Tıp profesörü Prof. Dr. İ. Hamit HANCI ile Psikiyatri profesörü Prof. Dr. Ali ÇAYKÖYLÜ'nün yaptığı sempozyumda Anayasa Mahkemesi Başkan vekili Hasan Tahsin GÖKÇEN, Çorum Valisi Mustafa ÇİFTÇİ İskilip Kaymakamı Muammer ELİGÜL, İskilip Belediye Başkanı Ali SÜLÜK ve çok sayıda Üniversite Rektörleri, Üniversite Dekanları katılmıştır.

İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Daire Başkanlığı sempozyuma katıldı.

      ARTIK YAKALANAN UYUŞTURUCULARIN BİYOMETRİK VERİSİ TUTULMAKTA VE UYUŞTURUCU İLE MÜCADELEDE BÜYÜK DESTEK SAĞLANIYOR

     İçişleri Bakanı  Süleyman SOYLU’nun öngörü ve talimatlarıyla 2021 tarihi itibariyle ülke genelinde yakalanan uyuşturucu maddelerin üzerinde uyuşturucu madde profilleme işlemlerine başlandığının belirtilmiş amaçlarının uyuşturucu maddelerde var olan kimyasal parmak izini açığa çıkartmak olduğunu ve uyuşturucu maddelerin tüm biyometrik veri analizlerini son bilimsel ve teknolojik cihazlar ile laboratuvar ortamında yaptıklarını yaptıkları çalışmalarda elde ettiklerini uyuşturuculardan elde edilen biyometrik verilerden analiz yapıldığı böylelikle, farklı yer ve zamanlarda yakalanan uyuşturucu maddelerin arasında bağlantı kurulduğunu suç ve suçlularla etkin mücadele ettiklerini açıklamışlardır Uyuşturucu ile mücadelede gerekli raporlama çalışmasını soruşturmacı birimlere yaptıklarını Ülkemizde Kriminal Daire Başkanlığı tarafından yapılan çalışmalar neticesinde ülke genelinde tedarikçi kullanıcı ağı, Yakalanan uyuşturucu maddelerin kaynak ya da kaynakları, dağıtım ağları ve yöntemleri gibi bilgiler elde edilmektedir.

İçişleri Bakanı Sayın Süleyman SOYLU'nun talimatıyla Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Daire Başkanlığı bünyesinde başlatılan uyuşturucu profillemesi çalışması neticesinde Uyuşturucu ile mücadelede etkin, verimli ve hızlı sonuçlar alındığı açıklanmış ve sempozyuma katılan katılımcılar tarafından büyük ilgi ve taktir gördü.

      Sempozyumda Uyuşturucu Ölümlerini anlatan Ankara Üniversitesi Adli tıp profesörü İ. Hamit HANCI uyuşturucularla ilgili sınıflandırmaları yapmış, uyuşturucunun bir ön suç olduğunu belirterek uyuşturucu kullanmaya başlayan bir kişinin zamanla uyuşturucu satıcısı olduğu hırsızlık,gasp, fuhuş hatta terör eylemlerine para bulma amacıyla karıştığını belirtTİ.

      Madde kullananlara karşı iletişim dili konusunu anlatan Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Söke İşletme Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Turan AKKOYUN Uyuşturucunun bugün gelinen noktada sadece sağlık ya da kolluk kuvvetlerinin ilgi alanı olmaktan çıktığını, sosyoloji, psikoloji, farmakoloji, hukuk gibi birçok çalışma alanlarını konusu ve ortak çalışma yapması zorunlu hale geldiğini, iletişim biliminin birbirinden farklı çalışma sahasını birleştirebileceği gibi uyuşturucu batağına düşen bireye karşı kullanılacak dili de belirlemektedir dedi.

    Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi psikiyatri Anabilim dalı Başkanı Prof.Dr Ali ÇAYKÖYLÜ ülkemiz insanı görünür tehlike ve tehdit ile  uğraşmakta marifetli olmasına rağmen daha sinsi tehdit ve tehlikeleri karşılamakta ve onla mücadele etmekte mahir olduğu söylenemez. Sinsi sinsi Gençliğimizi ve bekamızı tehdit eden madde bağımlılığının yanı sıra, Teknolojik ürünler,telefon, İnternet, bilgisayarın kötüye kullanımı ve bağımlılığının yanı sıra alışveriş bağımlılığı, cinsel ilişki bağımlılığı meseleler ve dertler konusunda acilen dikkat çekebilmek için sempozyumun önemli olduğunu söyledi.

      Çorum Tabip Odası Başkanı Dr. Mustafa AZAK Tabip Odası olarak kanuna göre Halk sağlığı ile ilgili de   odalarının görevi olduğunu uyuşturucuyla mücadelede ailelerin ve eğiticilerin güçlendirilmesi gerektiğine çocukların uyuşturucu kullanmaya müsait ortam ve  durumları tespit ederek tedbir almalarını ve ailelere de farkındalık yaratarak çocukları ile daha kuvvetli iletişim kurmalarının yararlı olacağını söyledi.

     Ankara Hacı Bayram Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Hatice DEMİRBAŞ;

     Gençlerin bağımlılık yapıcı maddelerin kullandığını nasıl anlarız başlıklı konuşmasında; ailelerin çocuklarının madde kullandığını kullanmaya başladıktan sonra 2 yıl sonra anladıklarını ve bu nedenle gençlerde çeşitli davranışsal değişimlerine bakarak madde kullanıp kullanmadığını anlayabilecekleri belirtti.

Madde kullanan gençlerde ne gibi olumsuzluklar vukua geliyor

1.Yalan söyleme

2.hırsızlık/suç işleme

3.Farklı arkadaş grupları ile birlikte olma

4.Okul başarısında düşüş

5.Uyku sorunları

6.Fiziksel görünümde değişikler

7.Yeme içme alışkanlığında değişiklikler

8.Aile ile iletişimde kopukluklar

9.Kendine öz bakımda azalma kılık kıyafetin de değişiklikler dikkat edilmesi gereken durumlar olduğunu belirterek bu dönem ergenlik dönem belirtileri ile de karıştırılabildiğini ailelerin çocuklarına değer vermelerini, iletişim kurmalarını, anlamaya çalışmalarını, çocuklarım yeteneklerine uygun sosyal ve kültürel faaliyetlere yönlendirilmesi ve gerektiğinde profesyonel destek alınmasını vurguladı.

    İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı İrfan KARADEDE ;madde bağımlılığının ağız ve dişlerde birçok zararlı etkileri olduğunu; Sigara: Ağızdan PH durumu etkiler ve bunun sonucunda bakteri ve tartar oluşturur. Alkol: Ağız kuruluğu oluşturur Çürük ve diş eti enfeksiyonlarında arttırır. Ekstazi:Diş gıcırdatmaya sebebiyet verir.  Metamfetamin: Meth ağzı hastalığı denilen diş çürüklerini oluşturur, bağışıklık sistemini baskılar ve enfeksiyonu artırır.

     Esrar ve Eroin: Ağız kurumasına neden olur Kokain:Diş etlerine sürülerek kullanması durumunda ağız sağlığını çok olumsuz etkiler ve diş dökülmesine sebebiyet verdiğini açıkladı..

    Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi Doç.Dr. Hayriye Dilek HAMURCU Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre 2020 yılında 19.3 milyon yeni vaka 10 milyon kansere bağlı Ölüm Türkiye'de 233834 yeni vaka 126335 kansere bağlı ölüm bildirilmişti,

Her yıl dünyada Yaklaşık 5 milyon insan sigara ve tütün kullanımına bağlı Hastalıklardan ölmektedir ve bu ölümlerin %35'i kanser nedeniyle olmaktadır. Alkolle birlikte Sigara içmek kanser riskini tek başına içmekten daha çok arttırmaktadır. Bunun nedeni alkolün bir çözücü gibi hareket ederek tütünün zararlı kimyasallarının sindirim sistemine emilmesini arttırılmasıdır.

Erkeklerde en sık görülen akciğer,prostat,kolorektal mesane,mide kanserinin %40'ı sigara ile ilişkilidir. Sigara dumanındaki zararlı maddeler ağız yoluyla içeri çekildiğinden yanak dudak Yutak ve gırtlak bölgelerine yapışarak oradaki dokuları zamanla tahrip etmekte, Dolayısıyla Sigara ve alkol Oral kavite kanser riskini ciddi bir oranda arttırmaktadır.

Alkol, Kafein, esrar, hayal gördürücü maddeler uçucular, opiyatlar, uyutucu ve kaygı gidericiler psikostimülanlar, tütün  bağımlılık yapıcı maddelerdir. Alkol ya da madde kullanım bozukluğu öyküsü olan kanser hastalarına multidisipliner yaklaşım gerekmektedir dedi.

Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi tıbbi Biyokimya profesörü Prof.Dr. Muhammet Fevzi POLAT bağımlılığın bir halk sorunu olduğunu, mücadele'de etkin yöntemlerin kullanılması gerektiği, güncellenmesi ve geniş kitlelere aktarılması, sürekli olarak hatırlatılması küresel güçlerin geleceğimiz olan gençlerimizin hedef alarak Eğitim, ekonomik ve sosyal olmak üzere tüm alanlarda geri kalmasını hedeflenmektedir. Bu konuda organizasyonlar ile farkındalık oluşturmasının önemli olduğunu belirtti.

Ankara Onkoloji Hastanesi Psikiyatri Kliniği’nden Doçent Dr. Ersin Hatice Karslıoğlu Psikotik Bozukluk ve Alkol/Madde Bağımlılığı hakkında bilgi verdi.

     Olmayan sesler duyma, görüntüler görme, mantıklı açıklamaya rağmen değiştirilemeyen yanlış düşünce ve inançların bulunduğu durumlara psikoz denilir. Psikotik Bozuklukların en tipik örneği Şizofreni olmakla birlikte pek çok durumda psikotik belirtiler görülür. Alkol/madde kullanımı psikotik bozukluğu olan hastaların yaklaşık yarısına eşlik eder ve genel toplumda görülenden daha yaygındır.  Bağımlılık ve psikoz arasında çok yönlü bir ilişki vardır. Alkol/madde kullanımı yatkın bireylerde psikoza neden olur. Özellikle gençlerde uzun süreli Esrar kullanımı, şizofreni ve diğer psikotik bozukluklara neden olur. Kokain, amfetamin türevleri (Extacy gibi) doğrudan psikoz nedeni olabilir. Öte yandan, pskotik bozukluğun alevlenme dönemlerinde hastalar her zamankinden daha fazla alkol/ madde kullanabilirler. Her iki durumda da mutlaka eşzamanlı her iki bozukluğun bütünleşik şekilde tedavi edilmesi gerekir. Bağımlılık, sonucunda gelişebilecek psikotik bozuklukların tedavisi zordur; bu nedenle madde kullanımının engellenmesi, erken tedavi edilmesi çok önemli olduğunu söyledi.

    Madde bağımlılığının geleneksel ve tamamlayıcı Tıp yöntemleri ile tedavisi ile ilgili konuşan Dr. Bilge KEÇİOĞLU Bağımlılık tüm dünyada en önemli sağlık sorunu olduğunu geleneksel ve tamamlayıcı tıp alanında son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar ışığında özellikle akupunktur ve hipnoz uygulamalarının madde bağımlılığının tedavisinde önemli etkisi olduğunu söyledi..

    Yozgat Bozok Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Sevinç POLAT madde kullanımı kişinin; kişisel sağlığını, aile hayatını, toplumun güvenliğini ve ekonomik düzeyini olumsuz etkileyen son derece yıkıcı toplumsal bir sorun olduğunu, uyuşturucu ile mücadelede koruyucu, önleyici, tedavi ve rehabilitasyon içeren kapsamlı bir ekip yaklaşımı mevcut ekipte hemşireye önemli sorumluluklar düştüğünü bu sorumluluklar arasında riskli gruplarının belirlenmesi erken tanı ve tedavi sürecinde yer alma sorunun istatiksel boyutunun araştırmalarla ortaya koyulması için veri toplanması, sağlığı koruma ve geliştirme için gerekli girişimleri planlama ve uygulama…

     Bu konuyla ilgili koruyucu ve önleyici kamu politikalarının oluşturulmasına katkı sağlama özellikle gençlerin madde kullanımının önlenmesi amacıyla Okul aile ve sağlık uzmanları arasında etkin işbirliğini geliştirme ve gençlerin güçlendirilmesi ve sağlıklı aktivitelere yönlendirilmesinde rol alma, tüm toplumda farkındalık oluşturarak kapsamlı eğitim programlarının geliştirilmesi ve uygulanması gerektiğini belirtti.

    Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Yıldırım Beyatlı DOĞAN uyuşturucu bağımlılığı değil uyuşturucu kullanımı ve bağımlılık demek daha doğru olduğunu, Bunun anlamının uyuşturucu bağımlılığı uyuşturucu kullanımına bağlı olmasına dolayısı ile kullanımı önemli olduğunu hangi madde nerede nasıl bulunur? Temini için ne gerektiğinin, tespitinin yapılması, uyuşturucu kullanımı ve  bağımlılığı toplumun sorunu olduğunu toplum bu sorunu tümleşik ulusal bir program ile çözülmesi gerektiğini söyledi.

    Uzm. Dr. Fatma Betül  Esen - Davranışsal Bağımlılıklar. Ankara Dr Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi yaptığı açıklamada Bağımlılık denildiğinde akla genelde alkol ve madde kullanımı gelmesine rağmen son zamanlarda oyun oynama, telefon kullanma, yemek yeme, alışveriş yapma, bahis gibi günlük hayatımızın parçası olan bazı davranışların da bağımlılık yapabileceği gösterilmiştir.  Hayatımızdaki diğer alanları aksatmamıza neden olduğunda, olumsuz sonuçlarına rağmen yapmaya devam ettiğimizde ya da bu davranışımızın üzerindeki kontrolümüzü kaybettiğimizde hayatımızı biz değil bu davranış yönlendirmeye başlar. Kendiniz ya da yakınlarınızda böyle bir durum farkettiğinizde psikiyatri polikliniklerinden, AMATEM ya da YEDAM'dan yardım alabilirsiniz şeklinde konuştu.

     Sempozyuma katılanların alanlarında zirve isimlerden oluşması ve Anadolu’nun özünü oluşturan Çorumluların / İskiliplilerin büyük ilgi göstermeleri hafızalarda iz bıraktı. Görüş ve düşüncelerini aldığımız İskilipliler, “ Böyle bir organizasyonun ilçemizde yapılmış olmasının yanında her biri ayrı bir değer olan bilim ve kültür adamlarının toplantıya iştirak etmiş olmaları bizi onurlandırmıştır. Bu organizasyonun yapılmasına vesile olan başta değerli hemşerimiz Prof.Dr. Ali Çayköylü’ye emeği geçen ve katkı sağlayan tüm katılımcılara minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz “ dediler.

* İskilip Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen “Uyuşturucu ile Mücadelede Bilim” konulu sempozyumda her türlü kötü alışkanlıklar ve özellikle de uyuşturucu ile mücadele konusu bilim adamları ve konunun uzmanları tarafından değerlendirilmeye alındı. * Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı ve Ankara Meclisi Sağlık Bilimleri Kurulu Başkanı Prof.Dr. Ali Çayköylü, “ Ülkemiz insanı görünür tehlike ve tehdit ile uğraşmakta marifetli olmasına rağmen daha sinsi tehdit ve tehlikeleri karşılamaktadır “ dedi.

 

Google+ WhatsApp

Bu Yazı ve Haberle ilgili yorumunuz...