SPİKER HATALARI DORUK NOKTASINA ULAŞTI

SPİKER HATALARI DORUK NOKTASINA ULAŞTI


     Bir özel kanalda haber dinliyorum. Perfore yapan spiker, bir bakanlığın haberini okuyor. Fark ettim ki cümle sonlarında sürekli olarak -yor eklerini -yoo diye söylüyor. Bakan için söylüyooo, diyooo, belirtiyoo şeklinde r sesini yok ederek okuyor. "Acaba r özürlü mü" diye dikkat ettim, İzmir, oruç gibi kelimelerde r seslerinde hiç bir sorun yok. Anlaşılıyor ki aldığı eğitimde biri ona, '-yor ile biten kelimeler -yo diye okunur' demiş. Çünkü böyle birinin olduğunu biliyorum. Masal veya hikâye okursanız -yor ekini -yo diye seslendirebilirsiniz. Ama haber ne masaldır ne hikâye... Haber, yayıncılığın en ciddi işidir. Üstelik resmî bir kurumun haberini masal okur gibi seslendiremezsiniz. Kısaca haberde -yor eki asla değişmez. 

Kamunun bir kanalında spikerimiz ABD'nin başkenti olan Washington'u Amerikan aksanıyla woşingtın, woşingtın diye bastırırcasına söylüyor. Spikerin İngilizce bilmesi elbette çok güzel ama asıl bilmesi gerekeni bilmiyor. Türkiye'de radyoculuğun başlangıcından bu yana genel bir kuralımız vardır. 90 yıldır yabancı başkentler karşısında dilimize uygun düşürdüğümüz seslerle başkent adlarını söyleriz. Vaşington/ Sidney/ Paris/ Londra gibi… Landın veya Woşingtın dersek yani o ülkenin telaffuzuyla söylersek, Afrika Başkentlerini ve Uzak Doğu Başkentlerini de o dillerin telaffuzuyla söylememiz gerekir. Ama biz Beijing değil Pekin, Dimaşk değil Şam, Paği değil Paris, Maskva değil Moskova demeyi tercih ediyoruz. Washington'un da nezdimizde bir ayrıcalığı yoktur. Tabii bu durum yalnızca başkentler için geçerlidir. Böyle bir duruşu da korumak gerekir. Yine bugün, '21 pare top atılacak' cümlesindeki paaare sözcüğünü kare der gibi pare diye okumak, kelimelere hakim olamamaktır. 
Spikerlerimiz öncelikle dilimizin seslerine hakim olmalıdır. Örneğin uzun ve kısa sesleri bilmelidir. Bunun tek yolu da doğru eğitim alabilmekten geçer.  

Google+ WhatsApp