SELAMI SEVDİKLERİMİZDEN ESİRGEMEYELİM

SELAMI SEVDİKLERİMİZDEN ESİRGEMEYELİM


Selâmla başlayalım söze, selâm güzel insanlara... Yunus’un dediği gibi, “Biz dünyadan gider olduk, kalanlara selâm

olsun; bizim için hayır dua kılanlara selâm olsun.” diyerek selâm dostlara… Selâmınız candan olsun, rahmet ve bereket

yağsın üzerimize; sevgiyle gönüllerimiz hoş olsun. “Sultan Süleyman’a kalmamış dünya!” sana mı kalsın? Hakkın

merhameti hepimizi bulsun ve iman ile ısıtsın.

“Bir selâm ver; tâ yüreğinden ruhun yıkansın. Haydi! Sevsene, selâm sevgiden başka ne? Gülsene! Selâm,

güvenden başka ne? Görsene! Selâm, barıştan başka ne? Dönsene; bir selâm versene! İllâ, sevsene! Çifte selâm versene!

O selâm sana ulaştığında, anlat öykünü bütün dünyaya…” diye Aykut Kuşkaya ezgisinde seslenir bize. Barış Manço ise,

“Bir dilim ekmeği bölüşürüm seninle, suyu aynı tastan yudumlarım seninle. Eğer kalbin kırıksa dost yüzünden; bir selâm

sana gönül dağlarından. Gel, sen de katıl bizlere; dolaş bahçemizde gönlünce. Uzat, korkma elini; bak, beş parmağım

var benim de. Eğer kalbin kırıksa dost yüzünden; bir selâm sana, gönül dağlarından; al selâmımı, gönül dağlarından…”

diye şarkısında öğütler.

Selâmla yaslı çehrelerdeki kederlerin yerini, en içten tebessümler alır. Onun sıcaklığıyla karanlık gönüller

aydınlanır. Yürekler kapattığında çelikten kapılarını, açtırmaz mı bir selâm? Ne olur, bir selâm ver; unutup da

hatırlayabildiklerine, düşkünlere, yetimlere, çocuklara, sevdiklerine ve kimsesizlere; kalmasın selâmın; gönlünü

okşamadığı bir yaralı yürek... Bir gülümseyişinle ısıt, ısıtamadıklarını. İyi bir dilek sözüyle kapanır tüm karanlık kapılar.

Hasretler, düğüm düğüm selâmlarda gizlenir. Gönder, seher yelleriyle selâmı uzak diyarlara.

Allah’ın bir ismidir Selâm. Esenlik verir O’nu anmak, unutmadığın sürece. Selâm, Allah’tan bağışlanma dilemektir

rızasıyla… Selâm, birbirimize dua etmektir. O’nun rahmetine yaklaşmaktır. Selâm, hayra işaret etmektir. Yaratıcımızı değil,

kendimizi ödevlendirmektir. Bu, bir ibadettir.

Selâm, Cennet’te Allah’ın vereceği bir nimettir. Selâm vermek, yaratılışımızın gereğidir. Selâmı yaymak, insanî

görevimizdir. Bir yönüyle selâm, barış ve rahatlık vermektir çevremize. Çünkü o, ruhun tercümanıdır. Bir dostluk ve iyi

niyet işaretidir. Sevgi ve hürmet ifadesidir. Kalpler, onunla birbirine ısındırılır. Dostluklar, onunla hayat bulur. Selâm, kin

ve nefreti yok eder. Derin sevgileri ortaya çıkarır. İnsanları birbirine tutan bir harçtır. Saygıdır, nezakettir, ahlâklılıktır ve

sosyal bir terbiyedir. Evet, o dostluk ve kardeşlik dilimizdir. Selâm, kalpteki ferahlıktır; küskünleri barıştıran bir kelimedir.

Selâm, alçakgönüllülüktür. Çok kolay ve kârlı bir iştir. Selâm, fenalıklardan uzak olmaktır.

Selâm, dostlara gönül kapısını açar. Barıştır selâmın bir anlamı, bir anlamı da huzurdur; güneş gibi doğar içimize.

Kin ve nefretin kör kuyularını aydınlatır. Ve yıldızları serper karanlık duvarına yüreklerin… Selâm, iyi dilektir. Güzel bir

temennidir ve selâmet üzere ol, demektir. Selâm, yakınlaşmadır, güven verir insana; günün bir vaktinde güzelleştirir hayatı,

ilk sevinci bir selâmla yansır yanaklarımıza…

Güzel övgüdür selâm, bereket getirir; eve girerken ve yola çıkarken… Bir selâmladır mutluluğa kavuşması

gönüllerin; onunla başlar ve onunla sona erer bütün mektuplar, en güzel cümlelerle dizelere adanır özlemler… Selâmla

yücelir insan, kapılarını açar duyguların… O bir gülümseyiştir, bir bakıştır, bir rahat ol demenin adıdır; merhabadır. Selâm,

tam da vaktinde bir gönül almadır. O, ta yürekten bir teşekkürdür. Selâm, bir denizdir; sevgi saklar derinliklerinde inci

misali. Selâm, içten bir tebessümdür, kalbî bir yakınlıktır, tefekkürdür ve hissetmektir. “Selâm, diğer sözlerden daha

hayırlıdır. Mütevazılıktır, gururun ve kibrin karşısında olmaktır.” diye öğütler Furkan suresi, 63. ayet. Selâm, hayır

işlemektir. İnsanların birbirini sevmesidir. Selâm verdiyseniz huzur dolar içinize… Selâmı aldıysanız tebessüm eşlik eder

yanaklarınıza… Selâmı veren, güven sunar; alan da selâmette olur. “Garibe bir selâm, bir altın yerine geçer” diye sıralanır

Kutadgu Bilig’de.… “Selâm, öğüttür.” der Nur suresi, 27. ayet.

“İyilikler üzerine olup kötülüklerden de uzak olalım.” demektir selâm. “es-selâmü aleyküm.” “ve aleykümü’sselâm.” Kardeşçe sözler bunlar; önce selâm vermeye ev halkından ve yakınlarımızdan başlamalıyız. Yaratıcımız, Nur suresi,

61. ayette, “… Evlere girdiğinizde, selâm verin.”; Nisa suresi, 86. ayette ise “Selâma karşılık verin.” buyurulur. Evet,

selâmı götürmek farzdır; çünkü o emanettir… Yasin suresi, 58. ayette, Cennet’tekiler “selâm” ile esenliğe sevk edilecekleri

anlatılır. Zümer suresi, 73. ayette de Cennet bekçileri, "Selâmün aleyküm, hoş geldiniz; ebedi olarak girin!" ifadesi yer

alır. Peygamberimiz,“Selâm, kelamdan öncedir.” (Tirmizi, İstizan); “Önce selâm veren Allah’a ve Resulüne daha

yakındır.” (Beyhâkî, es-Sünenü’l-Kebîr); “Selâm veren, kibirden uzak olur.” (Suyûtî, Câmiü’s-Sağir), “Müslüman’ın

Müslüman üzerindeki hakkından biri de selâm vermektir.” diye geçer Sahîh-i Müslim’de. (Taberânî, el-Muʿcemü’l-Kebîr)

“Selâmlaşmayı yayarsanız Cennet’e girersiniz.”; Buhârî Sahîh’inde “Aranızda selâmı yayın.” rivayetlerine yer

vermişlerdir. “İslâm’ın hangi işi daha hayırlıdır?” diye bir sahabi Peygamberimize sorar. O da şöyle der: “… selâm

vermendir.” (Buhârî, İman). Habeş Necâşî’sine gönderilen mektuba Hz. Muhammed, “Selâm, üzerinize olsun!” diye

yazdırtmış, Necâşî de aldığı bu mektuptan sonra Müslüman olmuştur. Rum Kralı Herakleios’a gönderdiği mektuba, “Selâm,

hidayete erenlerin üzerine olsun!” cümlesini eklettirmiştir. Kral, elçilere güzel davranmış, onları hediyelerle uğurlamıştır.

(İbn Kesir, El-Bidâye)

Rüzgâra verdim selâmımı, sabah ilk ona rastladım. Ne yazık ki şimdi rüşvet alanlar, selâmı dahi almıyorlar artık…

Ey Selâm olan Allah’ım ve selâmı emreden Allah’ım! Aramızda selâmın yayılmasını zorlaştırma, bizi selâmsız kılma, bizi

selâmdan ayırma! Dünyada esenlik, ahirette selâm yurdu olan Cennet’ten bizi mahrum etme! Âmîn!

Allah’ın selâmı üzerinize olsun; selâmı sevdiklerimizden esirgemeyelim.

26.01.2021 / Hüseyin Kazan / Araştırmacı - Yazar

Google+ WhatsApp