MİLLİ EMLAK ÇALIŞANLARI DEVLETİ DÜŞÜNDÜKLERİ İÇİN MİLLETİ STRESE SOKUYORLAR !

MİLLİ EMLAK ÇALIŞANLARI DEVLETİ DÜŞÜNDÜKLERİ İÇİN MİLLETİ STRESE SOKUYORLAR !

İnanamayacaksınız ama gerçek… Milli Emlak’ta görevli bir bürokrat “ Dosyaları biriktiriyor, biriktiriyor ondan sonra imzalıyorum “ demişti. Bir başka yetkili ne dese beğenirsiniz, “ Biz bu biriktirmeyi, ihaleyi geciktirmeyi devletimiz için yapıyoruz, ihaleleri toplu yaparak devleti masraftan kurtarıyoruz.” BİZ DE SORDUK: Ya millete verdiğiniz zarar ne olacak, ya yaşattığınız stres için ne diyeceksiniz?.. Tamam siz devletin memurlarısınız ama diğer tarafta millet var millet. Milleti düşünmemekle, halkın asabını bozuyorsunuz. Hatta öyle sıkıntılı bir tablo yaratıyorsunuz ki, üretimi etkiliyorsunuz, milletin devlete karşı, hükümete karşı ve hatta bağlı olduğunuz Çevre ve Şehircilik Bakanına karşı kötü niyet beslenilmesine vesile oluyorsunuz.

       DOĞRUSU HAZİN BİR DURUM VAR ORTADA…

     Gelmiş geçmiş en başarılı bakan olarak bilinen Çevre ve Şehircilik Bakanı sayın Murat Kurum'un daha başarılı olması ve yaptığı çalışmalara gölge düşmemesi adına Milli Emlak'taki bazı aksaklık ve eksikleri gidermesi bakımından Milli Emlak'ın bazı ilçeleri ve Ankara şehir merkezinde bir araştırma yaptık. Öylesine enteresan gerçeklerle karşılaştık ki, sayın Bakan aşağıda aktaracağımız haberi okuduktan sonra , sorunlara çözüm yolu bulacağı, devleti koruyup kollarken aynı zamanda milleti de düşüneceği kanaatindeyiz.

   Şu hale bakar mısınız, Ankara'nın merkez köylerinde hazine arazilerinin metre karesinin rayiç bedeli 15-20-25 lira civarında, Ankara'nın en son köyünde ( orman köyü ) metre karesinin rayiç bedeli 45 lira civarında. İki zıpkın kafalı hazine arazisini almak için ihaleye giriyor. Köyde hazine arazisinin metre karesi 15- 20 lira… Ancak bu adamlar ihalede öyle inatlaşıyorlar ki arazinin metre karesini 44 liraya kadar çıkarıyorlar. Bu durumda devlet şimdilerde o Ankara'nın en son köyünde hazine arazilerinin rayiç bedelini 44 lira civarında olarak belirliyor ve bundan sonra bu fiyat üzerinden ihale yapılıyor.

     Bu dangalak iki adam ihalede 80- 90 liraya kadar çıkmış olsalardı o köyde rayiç bedel 80-90 lira mı olacaktı ?..

    (Sayın Bakanın bu konuya hassasiyet göstermesini istirham ediyoruz.)

    Peki bu durumda devlet “ fırsatçı “ konumuna düşmüyor mu?.. Köyünde ev yaptırmak isteyenlere fahiş fiyat üzerinden ev yeri satmakla köylü vatandaşın işini zorlaştırmıyor mu?..

      MİLLİ EMLAK İŞLEMLERİNDE DEVLETÇİLİK ANLAYIŞINI SAYIN BAKAN DERHAL MÜDAHALE ETMELİ

     Büyükşehir Belediye Yasası'nın yürürlüğe girmesi ile birlikte ne köy huzur buldu ne de köylü. Buna şimdi de köyüne ev yapmak isteyenlere yaşatılan dram ilave edildi. Vatandaşın köyü var, arazisi de var ancak ortakların çoğalması nedeniyle ev yapamıyor çünkü hissedarların çoğu vefat etmiş, hayatta sağ kalanların rızasını almak da kolay değil.  

     Bu durumda vatandaş köylerdeki devlet arazilerinden ev yeri almak istiyor.  İlk başvuracağı yer İlçe Milli Emlak olması gerekiyor. İlçe milli Emlak’a  diyelimki gittin ama nafile çünkü -yer seçimi ve başvuru işlemlerini yaptırmak için bir haritacı gerekli- Haritacıya gidiyor çalışmaları yapıyor, bir sürü disk ve gerekli yazışmalar veriyor, karşılığında da binlerce lira para alıyor. 

    Milli Emlak'a gidip evraklar diskler veriliyor buraya kadar tamam. İster istemez sorman gerekiyor, “işlemler ne kadar sürer? “  Aldığın cevap “altı ayı bulur ” oluyor.  Bir anda şaşkınlığını gizleyemeyip tekrar soruyorsun bu sefer aldığın cevap ise daha da hazin, “ Altı ayda biterse tabii !. .”

   Milli Emlaktaki çalışanların işi zor. İşler o kadar çok ki yüzüne bakacak halleri yok. Dosyalar sıra dağlar gibi yığılmış. Aman Allah'ım bu büroya akıllı gelen kafayı oynatır. Hele bir de sorup sual etmenize karşı doğru dürüst cevap almanız mümkün mü bu şartlarda!..

    Milli Emlak 6 yere yazı yazıyor. İlçe belediyesine, ilçe orman işletmesine, ASKİ'ye, İl Milli Emlak Müdürlüğüne, İl Tarım Müdürlüğü'ne, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü İmar ve Planlama Şube Müdürlüğü'ne. ( Belki daha vardır mesela ( TAPU ) biz bu kadar tespit ettik ama bitmedi.   

     İlçe Milli Emlak'tan bir görevli köye gidip hazinenin yerini bizzat görüyor ve o da bir rapor hazırlıyor.             

    Bütün bu formaliteler ve yazışmalar kara bulutlar gibi yayılıyor. Ancak giden o gidiş. Her birini ayrı ayrı takip etmezseniz işiniz askıya alındı demektir. Mesela bize gelen şikayetlerden anladığımıza göre ilçe merkezindeki orman işletmesi veya belediyeden bile evrakların günlerce, hatta aylarca gelmediği oluyor.

    Her neyse öyle veya böyle, diyelim ki söz konusu yerlerden olumlu cevaplar geldi. Bu sefer tekrar satış ve ihale için il milli emlak Daire Başkanlığına yazılıyor. Burada gerekli araştırma ve işlemler yapıldıktan sonra önce bu işe bakan memur raporunu yazıp bölüm şefine sunuyor, şef  Müdür muavinine sunuyor, müdür muavini müdüre sunuyor, müdür daire başkanına imza için gönderiyor. Daire başkanı imzaladı diyelim, tekrar yine dosya bir yazışma moduna giriyor ve gerekli yazışmalar ikmal edildikten sonra tekrar daire başkanının önüne geliyor. Daire başkanı haftanın Cuma günü olmasını bekliyor ve nihayetinde işlem o dairede tamamlanıp her hangi bir kusur veya bir sakınca yoksa ihalenin yapılması için şubeye gönderiliyor.

      Siz olayı takip ediyorsunuz. Herkes bilgi vermiyor (çünkü korkuyor) Tabii yardımcı olmak isteyenlerin sayısı çok. İyi niyetlilerin yanında bu kadar müştemilatlarla uğraşmaktan aklî muvazenesinde sıkıntı olan görevliler de var Allah ecir versin. ( Hani dedik ya son olarak daire başkanı satış için imza atacak diye ) İşte orada biraz işler sarpa sarıyor. Mesela bir saatte imza atılacaksa veya haydi diyelim bir gün… Bir hafta, on gün ve bazı zamanlarda da daha yani bir ay…fazla zaman içinde ancak imzalıyor. Hatta bir seferinde daire başkanı bir vatandaşla konuşurken ağzından şöyle bir ifade kaçırıyor; “ evrakları biriktirip haftanın son günü hepsini birden imzalıyorum.”

    Bir evrak üzerinden yola çıkarak yaptığımız istihbarat neticesinde elde ettiğimiz veri şöyle:  Yazışmalar zamanında yapılıyor, şeften ve müdür yardımcısından zaman kaybı yaşanmadan işlemler tamamlanıp imzalanıyor; daire başkanına gönderiliyor. Başkan o hazır dosyayı ancak tam 10 gün  veya günlerce sonra imzalıyor.

 Buyurun cenaze namazına !...

,nihayetinde zar zor ihale yapılma sürecine giriliyor. İhaleye katılacaklardan para tahsilatı yapılıyor. Bekleme süresi tahminen 20- 30 gün. Mesela araziyi diyelim ki Ankara'nın en uzak bir orman köyünden alacaksınız veya merkez köylerinden her hangi birinden.. Nasıl bir fiyat uygulaması olması lazım?...Merkez köy ve düz arazilerde daha pahalı , orman köylerinde daha ucuz olması gerekmez mi?.. Hayır öyle değil işte, ya nasıl?.. Bir önceki satışta ortaya ne kadar satış bedeli çıktıysa rayiç bedel onun üzerinden yapılıyor. Diyelim ki Ankara'nın Kahramankazan ilçesine bağlı her hangi bir köyünde arazinin metre karesi 20-25 lira ise, rayiç bedel densizliğinden ötürü Ankara’nın en son -en uzak köylerinde rayiç bedel 45 lira civarında. Devlet de bu olumsuzluğa göz yumuyor ve neticede orman köylerinden arazi almak isteyen gariban vatandaşlara oluyor.

     BELEDİYE YAKASINA YAPIŞIYOR BU SEFERDE

       Araziyi aldınız ama işiniz bitmedi… Devletin bir başka organı belediyeye gidiyorsunuz, yaptırdığınız projeyi götürüyorsunuz veya belediyeden bir proje beğenip tasdik ettireceksiniz. Eyvah yine yandınız, bin bir işlem ve harcamalar.   Bu da yetmiyor, belediye “ madem ev yapıyorsunuz, o halde sökül bakalım paraları” deyip sizden binlerce para tahsilatı yapıyor.  

 Yedi-sekiz ay sonra tapuyu alıyorsunuz, işlemler tamam, ancak elinizde ev yapacak para kalmamış, o da yetmiyormuş gibi ev yapma mevsimi zamanı çoktan geçmiş. Bu durumda hayalleriniz yarı yarıya yıkılıyor, heyecanınız kalmıyor ama bir şey öğreniyorsunuz;

“ Cenab-ı Hakk yolunuzu devlet kapısına düşürmesin! “  Biraz daha ileri gidelim isterseniz,   “ Bu Milli Emlak çalışmalarındaki marazi durumu gördükten sonra Devlet, baba olmaktan çoktaaan çıkmış gibi bir düşünce yapısı olmaz mı?. Bunca formalite, bunca düzensizlik ve bunca hesapsızlık karşısında vatan için, millet için dertlenmemek olabilir mi?..

    * Bu haber yayınlandıktan sonra öyle enteresan gelişmeler oldu ki anlatılamaz. Mesela bir Milli Emlak görevlisi şöyle diyor:   " Dosyaları bekletip toplu ihale yapıyoruz, dolayısıyla devletin çok daha fazla kazanmasını sağlıyoruz. Şayet dosyaları biriktirmeden ihale yaparsak devlet zarar görür.."

    Şimdi soruyorum; " Beyler peki millet ne olacak?... Millitin devlete karşı tutumu, düşüncesi ne olacak?.. Farkında mısınız bilmem ama, bu halinizle -farkında olmadan- millet nezdinde devleti hantallaşmış bir konuma sokmuş oluyorsunuz.  Devlet millet için vardır. Siz milleti strese sokarsanız devlet hantal görünümüne bürünmekle kalmaz, aynı zamanda millet stres altında olduğu için çalışma azmi kırılır, üretim yapmaz-yapamaz olur. Moralini bozarsınız benim milletim en nihayetinde hem devlete, hem  hükümete  hem de hükümetin bakanına karşı kötü niyet beslemesine neden olursunuz.

   Sonuç olarak, diyorum ki, son derece başarılı bir geçmişi bulunan sayın Çevre ve Şehircilik Bakanına konu iletildiğinde derhal çözüm yolu bulacaktır. Biz kendisine güveniyoruz, devletimizi vikaye ederken aynı zamanda milletini de düşüneceği kanaatindeyiz.

   MEHMET AKYOL

0630 464 63 77

[email protected]

GELEN YORUMARDAN BAZILARI 

 

Hüsnü EKİZCELİ
[email protected]
bugün 12:10

“ Biz bu biriktirmeyi- ihaleyi geciktirmeyi devletimiz için yapıyoruz, ihaleleri toplu yaparak devleti fazla masraftan kurtarıyoruz.” “ Dosyaları biriktiriyor, biriktiriyor ondan sonra imzalıyorum “ BAKINIZ BURASI ÇOK ÖNEMLİ. BU ŞEKİLDE KENDİLERİNİ SAVUNAN BU İŞGÜZARLARA 20 YILDAN FAZLA İDARECİLİK YAPMIŞ BİRİSİ OLARAK BENİMDE BİR CEVABIM VAR. EYYY YETKİLİ! MEMUR OLARAK, İDARECİ OLARAK, SENİN GÖREVİN: DEVLETİ KORUMAK, VATANDAŞI MAĞDUR ETMEK DEĞİLDİR. DEVLET DİYOR Kİ: BAK BEN SANA MAAŞINI DA PEŞİN ÖDÜYORUM, BENİM VATANDAŞLARLA OLAN İŞLERİMİ MEVZUATA UYGUN OLARAK YAP!" DİYOR. "YAPMA, GECİKTİR VEYA VARSIN VATANDAŞ MAĞDUR OLSUN!" DEMİYOR. BU TAMAMEN BİR MANTALİTE MESELESİ. EMPATİ EKSİKLİĞİ diyorum, başka bir şey diyemiyorum.

HÜSNÜ EKİZCELİ

e-mail: [email protected]

Telefon: 05415206684

Google+ WhatsApp

Bu Yazı ve Haberle ilgili yorumunuz...