MAHALLİ İDARELER VE HÜKÜMET - BELEDİYELER İŞBİRLİĞİ TARTIŞMAYA AÇILDI

MAHALLİ İDARELER VE HÜKÜMET - BELEDİYELER İŞBİRLİĞİ TARTIŞMAYA AÇILDI

Ankara Meclisi Derneği ile Milli Mutabakat Hareketi Platformunun iş birliği ile Ankara Ulucanlar Eski Cezaevi toplantı salonunda " Hükümet Belediyeler İşbirliği ve Mahalli İdareler konulu toplantı gerçekleştirildi. ( Damla Taşkın’ın Haberi )

       Gerçekleştirilen multidisipliner alanlı toplantıya Türkiye Cumhuriyeti’nin çeşitli dönemlerinde görev yapmış Bakanlar, Milletvekilleri, Valiler, Bilim İnsanları, Akademisyenler, Bürokratlar’a ilaveten Sivil Toplum Kuruluşları Temsilcileri, özel sektör mensupları, öğrenciler ve birçok alanda İştigal eden çok katılımcı toplantıya ivme kazandırdı.

       Zengin tarihi birikimi, verimli toprakları, çalışkan Türk insanının yüzyıllardır yaşadığı Anadolu’muzun hakettiği yere gelmesi için yoğun bilgi birikimi ve tecrübelerini aktaran konuşmacılar aynı zamanda genç nüfusun ve kırdan kente göç eden vatandaşların sorunlarına çözüm arama istişarelerinde bulundular. 

Gazeteci-Yazar Mehmet Akyol’un başkanlığını yaptığı toplantının divan başkanlığında Platformun Genel Sekreteri Hüsnü Ekizceli, toplantının sunum konuşmasını yapan Genel Koordinatör Ali Mantar, Ankara Meclisi Derneğinden Damla Taşkın yer aldı.

     Divan Başkanı Mehmet Akyol organizasyonu yapan platform üyelerini takdim ederek divanın önünde yer almalarını sağladı.  Akyol sunum konuşmasında toplantının konusu ile ilgili olarak bir açıklama yaparak oturumun güzergahını belirledi. Milletimizin birlik ve dirliğe ihtiyaç duyduğu bir dönemden geçiyoruz diyen Akyol, Hükümet Belediyeler İşbirliğinin beklenin ortamda cereyan etmemiş olmaması toplumumuzu rahatsız etmektedir, ayrıca muhalif Büyükşehir Belediyeleri ile iktidar partisi tarafından seçilen belediye başkanları arasında da büyük bir uyumsuzluğun varlığı hizmet akışının gerektiği gibi sağlanamadığına işaret etti.  Büyükşehir Belediye Yasası ile idari düzenin bozulduğunu söyleyen Akyol sözlerini şöyle sürdürdü: “ Bu kanun hem devletimize, hem milletimize hem de iktidar partisine büyük zarar vermiştir. Bu gerçeği görmek için birkaç örnek vermek istiyorum… Birincisi İktidar Partisi Akdeniz kıyı şeridinde, Ege ve Trakya’da yer alan tüm Büyükşehir Belediyelerini 31 Mart seçimlerinde kaybetti. Ayrıca, İstanbul ve Ankara’nın kaybedilmiş olduğunu da unutmamak lazım. 

   Bununla birlikte, köylerin mahalle yapılması ve kırsal alanlarla ilgili yaptırımlar da fevkalade sıkıntı yaratmıştır. Şöyle ki; tüm mahlukatta görülen bir alışkanlık söz konusudur. Mesela köylerde çiftçinin     ( köylünün ) en önemli alışkanlığı ekip-biçmek üretmek ve yetiştirmektir. Köylü bu özelliğini – hasletini kaybettiği için toprak çitçiye darılmış, köylü de topraktan soğumuştur. Bunun içindir ki, sapı-samanı, patatesi-soğanı, eti, tahılı ithal etmek durumunda kaldık. Bu nedenledir ki şu an itibarı ile hazırlanmakta olan ve yakında TBMM’ne gönderilecek olan Mahalli İdareler Kanunu’nda bu hususlar göz önünde bulundurulmalı, tarımsal ve sanayi alanını teşkil eden üretim ve verimlilik konularına hassasiyet gösterilmelidir, çünkü tarım bu ülkenin en önem verilmesi gereken unsurudur ve hatta sanayiden önce gelir.” 

    Toplantının ilk konuşmasını ( Türk İdareciler Derneği Eski Genel Başkanı - Emekli Vali Abdulkadir Sarı yaptı. Mahalli İdarelerin idari sistemde önemli bir yer teşkil ettiğini söyleyen Vali Sarı,  Büyükşehir Belediye Yasası ile üretim ve verimliliğin zarar gördüğünü, devlet millet ilişkilerinde önemli aksamaların olduğunu savundu.  

     Daha sonra kürsüye gelen 18.Dönem Erzurum Milletvekili-DP Genel Başkan Başdanışmanı Mehmet Kahraman Mahalli İdarelerin dünü ve bugününü en iyi değerlendiren konuşmacı oldu. Kanunun çık sık değiştirildiğini ve Büyükşehirlerde köylerin mahalle yapılmasının, il özel idarelerin kaldırılmasının son derece hatalı olduğunu savunan Kahraman, bir an önce gerçeğe, yani Hakk’ın ve halkın istediği yerel yönetimlere dönülmesinin büyük bir zaruret olduğunu söyledi. Kahraan şunları söyledi:    "Ülkemizde mahalli idare hizmetleri Osmanlıda önceden Kadı başkanlığında bir oluşum tarafından sağlanmaktaydı. Kadı, aynı zamanda mülki, idari ve yargı yetkilerine sahipti. Mahalli hizmetler bu yapı tarafından yürütülmekte, ayrıca Vakıflar ve Loncalar mahalli hizmetlerin bir çoğunu yapmaktaydılar. Avrupa da mahalli hizmetler ayrı bir hizmet olarak algılanıp sunulmaya başlamasından sonra Osmanlıda da meşrutiyetten önce şehirlerin büyümesi ve batı tesiri ile kurumsallaşmaya başlamıştır. 1876 Anayasasında mahalli idareler yer almış, 1921 Anayasasında çok daha etkin ve yetkili hale gelmiştir. Mahalli idari hizmetleri 1924, 1961 ve 1982 Anayasalarında da anayasal olarak ülkemizde varlığını korumuştur. 1961 Anayasasında mahalli idarelerin seçilmiş organları mahkeme kararıyla görevden alınabilirken, 1982 Anayasasında İçişleri Bakanlığına da bu yetki verilmiştir. 1984'de Büyükşehir Kanunu çıkarılmış, İl Özel İdare kanunu ise 1914'de çıkarılan Muvakkat Kanun ile idare edilirken ilk defa Turgut Özal tarafından İl Özel İdare Kanunu çıkarılmıştır. Mahalli idareler Fransa'dan alınan örnekle köy, belde-belediye ve il olarak şekillenmiştir. Son yapılan değişiklikle Büyükşehir olan yerlerde İl Özel İdare lağv edilmiş, belde belediyeleri kapatılmıştır. Bence bu uygulama faydalı olmamıştır. 

 

 

DEVAM EDECEK

Google+ WhatsApp

Bu Yazı ve Haberle ilgili yorumunuz...