EEY AMERİKA SEN ZARARLI ÇIKACAKSIN !

EEY AMERİKA SEN ZARARLI ÇIKACAKSIN !

Emekli Deniz Kurmay Albay Nihat Altunbulak öyle bir mektup yazıp ABD’ye öyle seslendi ki, yürekleri dağlayacak nitelikte. Millet olarak bir ve beraber olduğumuz , Amerika’ya ve Avrupa ülkelerine kafa tuttuğumuz bu günlerde bir kahraman albayımızın ABD’ye atfen yazdığı ve ulaşımını sağladığı şu mektup fevkalade önem ihtiva ediyor. İşte o mektup:

 “ Devletimizin başındakilerinin dilinde tüy bitti anlatmaktan.

     “Eyyyy Amerikaaa” diye o kadar söylediler söylediler. Amerika anlamadı.

Akademisyenlerimiz, yazarlarımız, düşünürlerimiz o kadar yazdılar, konuştular Amerika yine anlamadı.

Ben de, belki sesim duyulur, çorbada tuzum olur diye; S-400 ve F-35 krizinin çıkarıldığı, yürütüldüğü, bu Amerika’nın güya birçok akıllı adamının olduğu yere Pentagon’a yazayım dedim.

Merhaba Pentagon,

Ben bu S-400’leri senin iyiliğin için alıyorum. Sen gelmişsin yanı başıma Suriye’nin kuzeyine, yığmışsın binlerce konteyner dolusu silahı, terörist PKK-PYD/YPG ile aynı yatağa girmişsin, Doğu Akdeniz’e gelmiş, iki tane şımarık komşu çocuğuyla birlikte, benim doğal gazımı, petrolümü benden almaya çalışıyorsun.

Ondan sonra diyorsun ki “cambaza baak” ……….    S-400

Sevgili Pentagon, ben bu S-400’leri senin iyiliğin için alıyorum. Sen geçmişini unutup da bir yanlışlık, bir hainlik yapmayasın diye.

Kore Savaşı’nda, Kunuri’de hepiniz kaçarken; ben durdum, düşmanı durdurdum.

Ben öldüm, ama siz ölmeyesiniz diye düşmanı durdurdum.

Benim dostluğum, müttefikliğim adam gibidir. İki tane poşili teröriste, 2 tane şımarık çocuğa satılacak dostluk değildir.

Onun için, senin iyiliğin için alıyorum ben bu S-400’leri. Somali’de, Bosna’da, Kosova’da, Afganistan’da, Atlantik’te, Akdeniz’de, Hint Okyanusu’nda ve NATO şemsiyesi altında her yerde biz beraber değil miydik?

Senin en yakınındaki, en güçlü ben değil miydim?

İşte bunun için alıyorum S-400’leri.

Bunca yıllık dostuna, müttefikine; sen şaşıp ta bir yanlışlık yapmayasın diye.

   Çek geriye; Suriye’deki silah dolu konteynerlerini, terörist PKK-PYD/YPG’den desteğini ve tüm kuvvetini. Doğu Akdeniz’de 2 tane şımarık çocuğun sözüyle değil de; kadim dostun Türkiye ile yap işbirliğini.

Feda olsun sana S-400….

   O zaman söyle S-400’ün niye olduğunu.

O zaman ben gömerim o S-400’leri, en yüksek dağımın, en derin çukuruna.

Zaten Hazreti Nuh Peygamber’imiz de oraya getirmişti gemisini. İnsanlığın bağışlanıp, dünyanın onlara tekrardan lütfedildiği yeri. Sizin, bizim, hepimizin efsanelerin mabedi.

    Sevgili Pentagon,

Bize kurduğun kumpasları unuttuğumuzu zannetme, sabrımızı da çok zorlama. Bu dediklerimi iyi anla lütfen.

Öyle yaptırım, ambargo falan deyip üzersen beni. İnan bunda en çok üzülen sen olursun.

Bu sefer S-400 değil, S-500 alırım. Bu sefer bak TS-800’ü ben yaparım.

Vermezsen F-35’i, bak ben de F-45 yaparım.

Hadi gel dinle sözümü, üzme beni.

Ünlü düşünür Mevlana’nın dediği gibi

Küsmek ve darılmak için bahaneler aramak yerine,

sevmek ve sevilmek için çareler arayın.”

Google+ WhatsApp

Bu Yazı ve Haberle ilgili yorumunuz...