DEVLET YÖNETİMİNDE İDARECİNİN ROLÜ

DEVLET YÖNETİMİNDE İDARECİNİN ROLÜ


Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal örgütlü bir ulusun ya da uluslar topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık olarak kısaca tanımlayabileceğimiz devleti, “Çekip çevirme, yönetme; ülke işlerinin yürütülmesi, kamu yönetimi, devlet yönetimi” olarak kısaca tanımlayabileceğimiz idareler aracılığı ile insanlar tarafından yönetir. 

Devletler yönetim şekline göre: Totalitarizm, Teokrasi, Federasyon, Monarşi, Oligarşi, Doğrudan Demokrasi, Temsili Demokrasi, Mutlakıyet gibi değişik isimler alırlar. Demokratik yönetimlerde idarecilerin tek bir gayesi vardır: “İnsanlarının refahı ve mutluluğu için çalışmak, bu konuda gerekli olan idari ve kanuni düzenlemeleri yapmak.” Devletin gölgesi tüm beşerî faaliyetlerin üstüne düşer: Sosyal refah, iç düzen yani güvenlik, eğitim, halkın sağlığı için uğraşır, bundan meşruiyet kazanır, bunun için kural koyar, düzenler, yetkilendirir, yasaklar... 

İdareciler, ya atamayla ya da seçimle göreve gelirler. Seçimle gelenler genellikle görev süreleri belli bir zaman dilimi ile sınırlandırılmıştır. Atamayla gelen idarecilerde ise zaman sınırlaması yoktur, kendisini atayan siyasi veya idari kuvvetin üstünlüğüne bağlı olarak görevde kalırlar.

İdare dediğimizde kısaca devlet kapısı aklımıza geliyor. Vergi, nüfus, sağlık, yardım, hukuk ve güvenlik amacıyla resmi işlerimizin yapılması için devletin makamlarına müracaat ettiğimizde orada görev yapanların işlerini görürken sergiledikleri tutum ve davranışlar çok önemlidir. Onların sergiledikleri: bilgi, samimiyet, çabukluk ve beşeri münasebetler dediğimiz insani ve ahlaki değerlerin üzerimizde bıraktığı intiba aynı zamanda devletin bıraktığı intibaın ta kendisidir.

Devlet işleri asli ve sürekli işlerdir. Devlet, vatandaşlarıyla olan ilişkilerini ve işlerini: Kamu görevlileri yani memur, sözleşmeli, işçi gibi tanımları olan görevlileri vasıtasıyla yerine getirir. Ve bunun içinde maaşların peşin olarak öder. Bunun altında yatan gizli mesaj şudur: “Al şu benim paramı, benim vatandaşlarımla olan işleri mevzuat çerçevesinde ve zamanında yap...” Hiçbir devlet memuruna idarecisine iş yapma diye maaş ödemez. Yap diye öder.

Bir dairede veya bakanlıklarda görev yapan kam görevlileri o dairenin, o bakanlığın en tepesindeki ve dolayısıyla devletin en üst makamında bulunan kişinin adına yani devlet adına iş yapıyorlar anlayışı vardır. O yüzden hizmeti alan vatandaşların bakışı ve memnuniyeti çok önemlidir. Eğer ki vatandaş aldığı hizmetten memnunsa “Allah devlete zeval vermesin” duasında bulunurken, alamadığı hizmet içinde : “Nerede bu devlet!...” diye yakınabilmektedir.   

Her mesleğin bir okulu vardır ama idareciliğin tam olarak tanımlanmış bir okulu ve makamı yoktur. İdareci, devlet hizmetlerini yerine getirirken bulunduğu makamın gereği olan mesleki bilgisini, yeteneklerini ve kişiliğini birleştirerek ihtiyaca en uygun hizmeti yerinde ve zamanında sunar. Vatandaş olarak bunun böyle olmasını bekleriz, çünkü öyle olduğuna inanırız. Haksız mıyız? Haklıyız!...

Demokratik sistemle yönetilen her devletin ve idarecilerin temel önceliği: “Vatandaşlarımı daha fazla rahat ve huzur içinde yaşatabilirim, onların mutluluğunu, saygınlığını nasıl artırabilirim?...” Sorularının cevabının arayışıdır aslında. Bunu için gerekli olan kanuni ve idari düzenlemeleri yapar ve yapıyorlar. Medeni devletlerde bunun örneklerini gıpta ile seyretmekteyiz; o güzel örnekleri gördükçe, Türk Halkı olarak: “Biz niye böyleyiz?...” diye yakınmaktayız. Neden? Çünkü oralarda çıkan kanunlar ve uygulamalar bireyin düşüncesine önem verip, özgürlüklerin önü açılırken; bizde çıkan kanunlarımıza ve uygulamalara baktığımızda maalesef: kısıtlamalar-yasaklamalar ve daire içine alan uygulamalar olduğunu görüyoruz. Vatandaşlarına rağmen: “Ben yaparım… Benim önceliğim… Kimse engel olamaz…” anlayışı demokratik yönetimlerde idarecilerin başvuracakları bir idare şekli olamaz, olmamalıdır da...

Vatandaşı ile zıtlaşan, idareciler, siyasetçiler er veya geç kaybetmeye mahkûmdurlar. 

Milli Mutabakat Hareketi Platformu Genel Sekreteri

Google+ WhatsApp