ANKARA BEYEFENDİSİ OLMAK

ANKARA BEYEFENDİSİ OLMAK

Bu deyim her ne kadar İstanbullular için söyleniliyormuş olsa da Ankara’nın ve Ankaralının tarih ve kültürünü bilenler bilirler ki Türkiye Cumhuriyeti’nin Başkenti Ankara çok daha özellik ve güzelliklerle teçhiz olmuş bir Anadolu şehridir. Pek tabii ki bir şehrin bazı özel vasıflara haiz olmasının temel nedeni o şehre mensup müstesna insanların varlığı ve tarihin akışında bıraktığı değerler, kültürel manada unutulmayacak eserlerin mevcudiyetidir.

    Ankaralıların İstiklal Mücadelesine katkıları, Türkiye Cumhuriyeti’nin Atatürk ve arkadaşları tarafından kuruluş esnasında gösterdikleri özveri, Ankara’nın Başkent olması ve bu oluşuma Ankara halkının yaptığı katkı asla unutulmayacak kadar önem ihtiva etmektedir.

     Bütün bu oluşumlar tarihin altın sayfalarında kayıtlıdır. Ancak bir olgunun mevcudiyeti ne kadar önemli olursa olsun o değerler sahiplenilemiyor, muhafaza edilemiyorsa değer kaybına uğrar. İşte bu nedenle Ankaralıların önemi büyüktür; çünkü onlar tarihlerine, kültürlerine, gelenek ve göreneklerine, sahip çıkmasını bilmişler, hatta değerlerine değer katmışlardır.

Bunların başında gelen önemli isimlerden biri de Ankara’nın müstesna insanları arasında yer alan sayın Ayhan Sümer’dir.

***

     Ayhan Sümer denilince hep eski Ankara gelir akıma, eski Ankara’nın yiğit ve vefalı evlatları gelir…Delikanlıları, kızları-kızanları, havası, suyu gelir aklıma. O Ankara ki o zamanlar şehrin merkezi, meydanları, mahalleleri, semtleri, caddeleri-sokakları, bağları, bahçeleri, dağları-yamaçları ile bir başka güzeldi. Öylesine ihanete uğradı ki, bugünkü keşmekeş hale büründü maalesef.

Her şeyden önce insanları bir başka özeldi. Esnafı-sanatkarı, taciri insan gibi insanlarla anılırdı. Her biri bir başka özel ve saygı değerdi.

Bir saygı vardı, bir sevgi merhamet vardı, güven vardı, inanç vardı.. Sizin anlayacağınız Ankaralılık vardı. Zaten Ankaralı demek mertliğin ve şefkatin-merhametin bir nişanesiydi. Köylerini hatırlarım evlerinin kapılarını kilitlemeye görmezlerdi, şehirdeki esnaf da aynı duygularla sürdürürdü işlerini. Komşu dükkan sahipleri komşusunu kendisininkinden daha fazla özenle korur kollardı.

***

Nallıhan’da doğup ilkokul ve orta okul çağını ilçesinde geçiren Ayhan Sümer Ankara’ya geldikten sonra işte böyle bir ortamda gençlik ve delikanlılık çağını geçirirken hem okulunun en başarılı öğrencisi, hem de babasının yanında çalışan en önemli yardımcısıydı.

Ayhan Sümer kendi mağazalarında mesleki hayatını idame ettirirken geleceğe yönelik planlar yapar, başarı grafiğini zirveye taşımak için çalışma gayretini günden güne artırırdı. Nitekim bu azim ve iradesi sayesinde Ankara’nın en önemli esnafı, tüccarı ve iş adamı olma becerisini gösterdi.

O kadar performans sergilemişti ki sanki Ankara dar geliyormuşçasına, hem Ankara’daki çalışmalarını sürdürdü, hem de İstanbul’da faaliyete geçirdiği iş yerindeki performansı ile alanında ön plana çıkan nadir tüccarlardan biri oldu.

***

Ayhan Sümer yalnız ticarette değil, aynı zamanda ahlak, fazilet, iyilik severlik, eğiteme katkısı, vakıf çalışmaları, kültür, sanat, spor alanında önemli bir yol kat etti.

Uzun lafın kısası sayın Ayhan Sümer'e " Ankara Beyefendisi " denilmişse işte yukarıda sıraladığımız özellik ve güzelliklerinden dolayıdır.

Google+ WhatsApp

Bu Yazı ve Haberle ilgili yorumunuz...