ALİ BABACAN VE KURACAĞI PARTİ

ALİ BABACAN VE KURACAĞI PARTİ

Böyle bir başlık atacağımı hiç tahmin etmezdim yazıma. Ali Babacan’ın siyasetten hoşnut olmadığını biliyordum. Hatta son milletvekili olduğu seçimden önce zar zor ikna edilmişti milletvekilliği için. O’na teklifi götürenler “ Sen olmazsan Türk ekonomisi sıkıntıya girer “ diyerek baskı yapmışlar ve o da millet-devletin menfaati için kabul etmişti. Fakat olmadı, olmadı çünkü hayallerini yıktılar, görev vermediler ve hazırlamış olduğu ekonomik programı dosyalarda kaldı.

  • Baktılar ki Ali Babacan siyasi bazı çalışmalar içinde, belki de parti kurma çalışmaları yapıyor, bir elçi gönderip “ partine gel ekonominin başına geç ve ne yapacaksan yap “ dediler ama o dönmeyi kabul etmedi, ancak yine de vicdanlı davranıp “ ben programı size vereyim, siz uygulayın “ deyip partiye dön teklifini kibar bir şekilde kabul etmedi.

                                           ***

      Bazı arkadaşlar ve özellikle de AK Parti’nin trolleri kızıyor ama ben yazılarımı araştırırken ve yazarken mümkün olduğu kadar hak ve hakkaniyeti ön planda tutuyorum. Yine bana kızacaklar ama yazımın başlangıç noktasında bir iki maziden kalma paragraflara veya söylenmiş cümlelere, verilmiş demeçlere yer vermek istiyorum.

    Sayın Cumhurbaşkanımız 20 Ağustos 2017 tarihinde yaptığı bir konuşmada şöyle demişti:    “ İstanbul’da metal yorgunluğu olursa Türkiye’de paslanırız..”   

    Bu mesaj ağır bir iddia ve teşkilatı İstanbul seçimlerine monte etmek için sarfedilmişti, ancak geleceğin hesabını yapmadan sarfedilen bir cümle idi. 

    Neticede önce 31 Mart seçimlerinde önemli bir yara aldıAK Parti. Daha sonra bu yara kapanmadan ikinci bir darbe ile karşılaşıldı. Yani 23 Haziran İstanbul seçimlerinde 800 bin oy fark yiyerek hayaller yıkıldı moraller bozuldu ve teşkilat büyük bir tedirginlik ve hayal kırıklığı ile karşı karşıya kaldı.

    İstanbul’da tökezleyen AK Parti’nin düştüğü yerden kalkması ve yeniden eski günlerine kavuşması için çözüm yolları arama koşulları araştırılmaya başlanırken iki fişek birden patladı. Bir tarafta daha önce parti kuracağını açıklayan Ahmet Davutoğlu diğer taraftan Abdullah Gül’ün önderliğinde hareket edeceği söylenen Ali Babacan.

     “ İnsanoğlu düşmeye görsün “  denir ya hani… Siyasi ve içtimai konularda da böyledir.  AK Parti İstanbul-Ankara başta olmak üzere Akdeniz havalesi , Ege’nin bir bölümü ve Trakya’da yediği darbe yetmiyormuş gibi birde Ahmet Davutoğlu ile Ali Babacan’nın parti kurma gayretleri hazin bir manzara olarak AK Partililerin karşısına çıktı.

ALİ BABACAN’IN KURACAĞI PARTİ VE BAŞARI ORANI

    Her nedense bilinmez ama Ali Babacan’ın parti kuracağını duyan AK Parti’ye oy vermiş veya milliyetçi-muhafazakar yapıya sahip olan herkes büyük bir heves ve heyecan içinde beklentiye girmiş durumda. Sayın Babacan iyi bir parti genel başkanı olabilir mi, gerçekten partiyi kurma konusunda kesin bir karar verdi mi vermedi mi belli değil ama vatandaşlar ve siyaset sahnesinin figürleri büyük bir beklenti içine girdiler.  

     Sayın bakan bana politikadan hoşlanmadığını defalarca söylemişti. Ancak ülkesine ve milletine hizmet etme arzusu da yok değildi. Şimdi nasıl oldu da parti kurmaya karar verdi anlamış değilim. Veya kim ikna etti (?..) akıl erdrebilmiş değilim.   

     Söylentilere bakarsanız sayın Abdullah Gül’ün teşviki ile yola çıkımış. Kurmay kadrosunun içinde Beşir Atalay, Sadullah Ergün, Fehmi Koru, Hüseyin Çelik, Haşim Kılıç’ın olduğu  söyleniyor.

     Ancak bu arada parti kurulur kurulmaz veya kurulma esnasında hali hazırda milletvekili olan 15-20 milletvekilinin AK Parti’den, az sayıda olmasına rağmen MHP, İYİ Parti’den ve hatta CHP’den bir veya iki milletvekilinin istifa edip  Ali Babacan’ın yanında yer alacağı  söylentileri var.

    Sayın Babacan’ı iyi tanırım, birçok zaman birlikte olduk. Ankara’da propaganda çalışmaları yaptık. Sosyal manada yapılan bazı toplantılara katıldık.

    Kendisi kadar olmasa da eşini de tanırım. Babası ile Çıkrıkçılar yokuşundaki iş yerlerinde zaman zaman hoş sohbet ettiğimiz oldu.

     Hepsi bir yana, bir Başkentli olarak “ Ankaralı olarak “ bir gazeteci ve yazar olarak Ali Babacan’ı ilk siyasete atıldığı günden itibaren takip ettim. Çok yazılar yazdım, çok resimler yayınladım, nice medh-ü senalarda bulundum. Şimdi de bu gayretim devam ediyor.   

    Şimdi pek ilave edeceğim bir şey yok aslında… Zaten söylenilmesi gerekeni milletimiz söylüyor, bana mukayese yapmaya mahal bırakmıyorlar.   

      Milletimiz ne derse o olur.

     Ancak illa da bir şey söylemem gerekirse, aynen Ahmet Davutoğlu ile ilgili yazımda ifade ettiğim gibi “ İsraf haramdır ve siz de siyasi israf yapmayın, birlikte hareket edin; zaten sizler aynı yolun yolcusu, aynı düşüncenin temsilcilerisiniz .”

    Kuracağınız parti ve partiler memleket ve milletimiz için hayırlı olur inşallah.  

                                                                           MEHMET AKYOL 

Ali Babacan Biyografisi

Doğum Yeri : Ankara/ Türkiye 
Doğum Tarihi : 4.4.1967 -

 Ali Babacan

1967 yılında Ankara'da doğdu. 1985'te TED Ankara Koleji'ni birincilikle bitirdi. 1989 yılında ODTÜ Endüstri Mühendisliği Bölümü'nden birincilikle mezun oldu.1990 yılında Fulbright bursu kazanarak, ABD'ye gitti. 1990-1992 yılları arasında ABD Northwestern Üniversitesi Kellogg School of Management'da İşletme dalında yüksek lisans (MBA) yaptı. Yüksek lisans çalışmalarında, Pazarlama, Organizasyon ve Uluslararası İş İdaresi dallarında uzmanlaştı.1992-1994 yılları arasında, Amerika'da finans sektörünün üst düzey yöneticilerine danışmanlık yapan özel bir şirkette danışman olarak çalıştı. 1994 - 2002 yılları arasında Ankara'da özel sektörde iş hayatını sürdürdü. 

2001 yılında AKP Kurucu Üyesi ve MKYK üyesi oldu. 58. ve 59. Hükümetlerde Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı görevinde bulundu. 60. Hükümet'te ise Dışişleri Bakanı ve Avrupa Birliği ile müzakerelerde Başmüzakereci olarak görev yapmaktaydı. Egemen Bağış'ın Devlet Bakanı ve Başmüzakereci konumuna getirilmesinin akabinde sadece Dışişleri Bakanı olarak bir süre görevine devam etti; 1 Mayıs 2009'da gerçekleşen kabine değişikliğinden sonra Dışişleri Bakanlığı'nı Ahmet Davutoğlu'na devretmiştir. Çok iyi derecede İngilizce bilmektedir. Evli ve iki çocuk babasıdır. 

 

Ali Babacan 14 Mayıs 2009 Atina`da Bilderberg Görüşmesine katılmıştır. Ali Babacan, 58. ve 59. hükûmetlerde de ekonomiden sorumlu devlet bakanlığı yapmış, 60. hükümette 1 Mayıs 2009'a kadar Dışişleri Bakanı olarak görev almış ve Mayıs 2005 ila Ocak 2008 arasında Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyeliği konusunda görüşmelerin yürütüldüğü makam olan başmüzakerecilik görevinde bulunmuştur.

 

Google+ WhatsApp

Bu Yazı ve Haberle ilgili yorumunuz...